30 March 2008

Hani bi Forvet vardı ...

5 Temmuz 2007 – Chris Sutton (Aston Villa)
28 Ağustos 2007 – Ole Gunnar Solskjær (Manchester United)
7 Şubat 2008 – John Hartson (West Bromwich Albion)
12 Mart 2008 – Tore André Flo (Leeds United)
Sezon sonu – Dion Dublin (Norwich City)
Sezon sonu – Teddy Sheringham (Colchester United)



Ada futbolu takipçilerinin rahatlıkla hatırlayacağı 6 forvetin, futbola veda ettikleri sezon oldu 07/08. Chris Sutton Jack Walker devrimi ile gelen Blackburn şampiyonluğuyla, John Hartson Premier Lig kariyeri dendiğinde hafıza zorlatsa bile Celtic ile, Flo ise Chelsea, olmadı Norveç milli takımı ile rahatlıkla hatırlanır. EPL'de Coventry City'i hatırlayan Dublin'i, boşversene EPL'yi diyene Bayern v United denildiğinde Solskjaer ve Sherringham'ı mutlaka anımsar. Geçmiş zamanın belirli zamanlarında mutlaka parlamış bu oyunculardan başladığı yerde bitiren birtek Dion Dublin olmuş.

Bu mesaj olmasaydı ben bunları bir daha hatırlarmıydım?

Kapasite - I


07/08 En fazla seyirci : 23 Mart, United v Liverpool ( 3-0 , 76.000)
07/08 En az seyirci : 15 Ağustos, Wigan v M'boro (1-0 , 14.007)

03 March 2008

Get well soon


Aston Villa maçında reklam panolarındaydı. Resim bakındım, reklam panolarında ''Get well soon Eduardo'' yazısını resmeden bir yer bulamadım. Sanıyorum Emirates'in jestiyle, güzel iletildi geçmiş olsun dileği.

tv & Pazartesi


19:00 - Elazığ v İstanbulspor / d spor
20:30 - 90 Dakika / ntv
20:30 - Futbol Kulübü / habertürk
21:00 - Futbol Ekstra / cnntürk
22:00 - Eurogol / ntv
22:00 - Köprü / star
22:00 - Futbol Avrupa / habertürk
01:10 - 90 Dakika tekrar
03:10 - Eurogol tekrar

Yarın CL maçları var, Köprü'nün tekrarı verilmeyebilir. Futbol Kulübü'nün de gece tekrarı olması lazım ama ulaşamadım, saatini de tam hatırlayamıyorum, yanıltmayalım. Ben Habertürk ile başlar Köprü ile devam ederim, reklamlarda Futbol Ekstra'ya pas atarız atabildiğimiz kadar. 90 Dakika ile de kapatırım günü.

TNT'de yayına başlamış bugün, dizi/film kusturmak için. Uydu ve D Smart'tan ulaşılabilecek. 21:00'da Training Day yayınlanacakmış. İzlemeyen -sanmıyorum ama- veya 1 kere izleyen varsa kaçmasın.

Jimmy Floyd Hasselbaink


GOTM Feb 08

Bu sezon hiç görmemiştim BBC'nin Goal of the Month ödüllerini. Henry çok girerdi bu listelere, meğerse Aralık ayının 1.si Derby'e attığı gol ile Tuncay olmuş. Yukarıdakiler Şubat ayının adayları. Torres, Rooney ve Hasselbaink arasında kaldım.

United'ın 2 maçta Newcastle'a yaptıkları ahlaki değildi. 3'er 4'er golle de kazanabilirlerdi, 2 maçta 11 tane atarak kazandılar. Rooney'in yalnış hatırlamıyorsam geçen sezon kupada Newcastle'a ve Everton ile Arsenal'e attığı goller geldi aklıma, elendi. M'boro 2 maçta L'pool'dan sadece 1 puan alabildi, geriye kalan 5 puanın bırakılmasının tek sorumlusu Torres idi. L'pool'un o maçtaki oyunu aklıma gelince, elendi.

Hasselbaink, sezon başı Fowler ile Cardiff'te buluşunca dikkatimi çekmişti, bu gole kadar da hiç görmemiş/duymamıştım. Sherringham'lı Colchester ligin dibinde, Hasselbaink'li Cardiff'te ortalarında. Birkaç gün sonra FA Cup çeyrek finalinde M'boro ile oynayacaklar. Bu gol turu getirenlerden biri, duygusallığın yanında şıklığıyla da diğerlerinden ayrılıyor sanki.

Sonunda Yenildi


İtalya'da CL öncesi sadece Roma 3 puan aldı. Milan, Palermo karşısında son dakikada Inzaghi ile gülmeseydi, 5 maç üstüste berabere kalmış olacaktı, bu hafta da Lazio'ya puan verdiler. 2 haftadır kazanamayan Inter, Julio Cesar haric Napoli deplasmanında kötüydü. Liglerin bitimine 10/12 hafta kala sezonun ilk mağlubiyeti alındı, Avrupa'da yenilmeyen takım kalmadı.

Everton, City'den sonra P'mouth'u da yendi. 2. golün sahibi Cahill'in hareketi yeni bir gol sevinci daha görmemi sağladı. 6 senelik hapse mahkum edilen kardeşi için ellerini uzatmış Tim Cahill. 4. sıra mücadelesinde L'pool ve Aston Villa'nın yakın takibindeler, şimdilik iyiler. İlerleyen haftalarda derbide konuk olacaklar, Chelsea ve Aston Villa'yı ağırladıktan sonra Emirates'e çıkacaklar. 3 puan farkla takip eden L'pool CL'de de tura yakın ama 04/05 benzeri bir durum zor.




Atletico durdu durdu Barca'ya patladı. Maçı izleyemedim, Ronaldinho'yu böyle görmeyeli çok olmuştu. Ama haftanın yıldızları Aguero ve Robinho oldu. Real Madrid 2-1'in rövanşına Robben'siz çıkacak, v Nistelrooy'un durumu da belirsiz.


Derbi, haftanın özeti gibi oldu TSL'de. 24. haftada 6 karşılaşma berabere bitti, hiçbir maçta 2 gol atabilen takım çıkmadı. 24. hafta derbisi dahil TSL'ye olan hislerime tercüman oldu anlayacağınız. Hikmet Karaman yine tv'lere dönecek gibi. Ankaraspor Saffet Susiç'le anlaşmış, Allah akıl fikir versin.. Bir yandan da Avrupa'da şampiyonluk yarışının en karmaşık olduğu lig bu. Kayseri bu hafta 2 puan bırakmasaydı daha güzel olacaktı. Tabi güzellik sadece tabelada. Heyecan nerde?

28 February 2008

Real v Getafe

Bir enteresan golde La Liga'da geçen haftasonu atıldı. Getafe bu golle 3 puan aldı, Real'in iç saha yenilmezlik serisini de sonlandırdı. Bu golle Avrupa'da içsahada tüm maçlarını kazanan takım kalmadı.

90+



Dün gece Serie A, Almanya Federasyon Kupası, Copa Del Rey ve FA Cup tekrar karşılaşmaları da oynandı. Barca bir kez daha Xavi ile, Inter'de uzun süre sonra Zanetti ile rahatladı. Münih'te Ribery'nin penaltısı galibiyeti, İngitere'de de M'boro nun enterasan golü turu getirdi. Hepsinin ortak özelliği 90'dan sonra gelmesiydi.

Video FA Cup 5. tur tekrar eşleşmesinden. Sheffield 4. turda City'i elerken City'liler kendi taraftarlarının stada getirdiği mavi-beyaz balonlardan şikayetçilerdi. Dün gece şans Sheffield'dan M'boro ya geçmiş oldu. Ümit Karan'ı da ekler son dakikalarda gülenlerin gecesi oldu deriz.

Derbi


İyi maçtı. Goller, oyun, gerginlik, kartlar, uzatmalara kadar durmayan heyecan ve tribün densizliklerinin olmadığı güzel bir derbi oldu. Hakem etkisi malum hataları saymakla bitmez, zaten herkes onların peşinde. Lugano atılmadan hemen önce aklıma Liverpool v Inter maçı geldi, yani Materazzi'nin 2. sarı kartı. Hakeme yaptığı hareketten önce, yani rakibini çektiği için atılmasını bekliyordum. Cüneyt Çakır Lugano'yu atarak güzel bir iş yaptı. Hakemlerimizin dünya geneli ile kıyaslanması, büyük turnuvalarda vs. yer alamalarının sebebi de o pozisyondan sonrasında cevaplandı.

Her hakemimizin vermesini bekleyemeyeceğimiz için doğrunun ötesinde güzel bir karardı ama sonrasında bu derece kontrolü kaybetmesinin tarifi yok. Kendi adıma böylesini ilk defa gördüm. Kartlar, eklenen + dakikalar vs. hikaye. Hakem acaba ne zaman kritik bir hata yapacak ve şimdi kime neden kart gösterecek soruları altında maçı izlememe sebep olduğu için suçlu idi.

GS'de Hakan Şükür ve özellikle Ümit'i çok beğendim. Hakan oyunu ile yıllar öncesine döndürdü, ofsayta düşmeyen, koşan, geri dönen bir Ümit izlemek de çok keyifli idi. Lincoln oynamasının etkisi ile de GS yine değişik bir dizilim ile sahada idi. Lugano'nun atılmasından sonra belki görülen kartlarında etkisi ile GS'nin oyununda bozulma oldu. Feldkamp, Hakan&Ümit'in iyi oyununa çok şey borçlu.

Lugano ve Volkan'a dair de konuşmak lazım ama bize düşmez, klüp yetkililerinin yanında uzman doktor/psikologlardan da yardım alınmalı. Amatörlüklerinden dolayı bizi maçtan bu kadar uzun süre koparmaya hakları yok. Gökhan Gönül'e de değinmek lazım. Attığı gol ve öncesinde kaçırdığı muhteşemdi, Carlos'tan beklenti azaltacak cinste idi. Asıl önemlisi maç sonu açıklamaları. Futbolumuzda mikrofona konuşabilen ender insanlardan olduğunu düşünüyordum. Dün kaleci Volkan maçtan sonra utanmadan cinayetten bahsederken Gökhan özür diliyordu...

Kamera hakeme konuşmak için çaba gösteren Kemal'den kurtulduğunda GS'li futbolcuların sevinci geldi ekrana. Benim aklımada bi hindi geldi. Böylesi daha güzel oldu. FB'lilerin izleyebilmiş olmaları da...


27 February 2008

Salı Gecesi İşkencesi



Fox tv Premier Lig'in içine edince La Liga ve Bundesliga dışında pek birşey ifade etmiyor tv bir süredir. Hasret kalmış olmalıyım ki salı akşamı birşeyler izlemeye çalışmanın imkansız olduğunu hatırlamam fazla sürmedi.

Pazartesi akşamı/gecesi Ntv ve Habertürk karşısındaki mesai'yi de kaçırınca kumandaya gereğinden seri ve fazla yüklendim, sabrımın sonucunu Kanal 1'de buldum. Ahmet Çakar'a rakip olmuş Kanal 1. Sanem Altan, Çağla Kubat ve Deniz Akkaya futbol konuşuyorlardı tahammül edebildiğim süre içerisinde, dekordaki top futbol programı olduğunu iddaa edebilmemi sağlıyor.

Biri Kezman'ı yakışıklı seçti, diğeri gol sonrası sevincinde yüzünde çapkın bir ifade bulunduğunu öne sürerek Erhan Küçük'ü. Haftanın en kötü gol yiyen kalecisi gibi bir yorum da getirdiler spor yayıncılığına. Ahmet Çakar'dan daha beter olun diyecektim, vazgeçtim. Pazartesi gecesi yayınlansından daha kötü bir beddua düşünemiyorum.


Salı'ya dair bir umudum var artık. Köprü çıktı karşıma, sanıyorum son çırpınışımda. Son bölümün tekrarı idi galiba, izleyememiştim. İyi geldi. Kumandaya bir dokunuştan sonra uykuya dalmak meğer ne güzel şeymiş.

Radyo Tv Gazetecileri Derneği, Medya Oscarları adı altında ödül dağıtmış, 2007'nin en iyi erkek oyuncusu ödülü Erdal Beşikçioğlu'na verilmiş. Faruk Yazıcı adı altında canlandırdığı Recep Yazıcıoğlu'nun kardeşi tarafından.

Greatest Comebacks - 1

Buffon'un ilk maçı ile ilgili bişeyler ararken karşıma çıktı video. Parma'nın 94/95'te Juve'yi yenerek aldığı UEFA Kupasından bir sonraki sezon. Yani Küçük Orhan'lı Trabzonspor'un Aston Villa'yı geçip, Lazio'ya takıldığı sezonun bir sonrası.

95/96, Parma Kupa Galipleri Kupası 2. turunda Ljungberg'li Halmstad'a ilk maç İsveç'te 3-0 mağlup olur. Zola, Stoichkov, Inzaghi, Cannavaro, Couto, Dino Baggio ve Sensini'li 11 üst tur için 4-0 kazanmak zorunda.


Kalede Luca Bucci, 17 yaşındaki Buffon'un Parma'da ilk sezonu, klübede. Martin Fenin'in Bundesliga'daki ilk maçında hat-trick yaptığını göstermiş, Shearer ve Rooney'in de ilk maçlarında 3 gol attıklarını eklemiştik. Uefa.com'da benzer bir haber karşıma çıktı. Buffon tüm zamanların en iyi ilk maçını çıkartanlar listesinde.

1995 Kasımı, Serie A'da Milan konuk ediliyor ve kale ilk defa Buffon'a emanet. Aynı 25 Şubat 2007 gibi, 17 yaşındaki Buffon kalede devleşiyor ve maç 0-0 bitiyor. Söz Buffon'da:

''I remember the team taking a group picture before the game without me. I was already in goal because with the youth team we weren't used to taking pictures ahead of kick-off. I still have that picture to remember my debut by – even though I'm not in it!"

Zenginin malı ...


Severim forbes listelerini bişeyler hissettirmez, düşündürmez, zaman geçirmenin masrafsız yollarındandır. Bu listede futbol klübü sahibi/hissedarı sıfatı taşıyanların en zenginlerini sıralamışlar. Servetleri ve takımları :

1. Lakshmi Mittal 51m - QPR
2. Amancio Ortega 24m - Deportivo La Coruna
3. Roman Abramovich 12.7m - Chelsea
4. Paul Allen 16.8 - 2009'da MLS'de görülecek Seattle ( NBA: Portland Trail Blazers NFL: Seattle Seahawks)
5. Francois Pinault 14.5m - Rennes
6. Oleg Deripaska 13.3m - Kuban Krasnodar
7. Sunil Mittal 12.5m - Hindistan futbol federasyonu için ter döküyormuş, hedef 2018 Dünya Kupasına katılmak imiş.
8. Silvio Berlusconi 11.8m - AC Milan
9. Philip Anschutz 7.6m - LA Galaxy Beckham ve AEG, Houston Dynamo ve Hammarby. Houston'u elden çıkaracakmış, Oscar de la Hoya ilgileniyor imiş.
10. John Frederiksen 7m - Valerenga


Haber buradan alıntı. Tıklamayın yüzlerinden başka bişey yok... Bir liste daha gelir, futbolun büyüklerinin arkasındaki adamları sıralarız, Abramovich'i tepeye oturtur, Glazer'ı resimdeki Aulas'ı dizeriz. Bakın L'pool unkiler nasıl eziliyor.

26 February 2008

II. Çelik Zengini


Bu aslında 2009'a daha çok yakışırdı, QPR Premier Lig'e yükselince/yükselirse yine hatırlatırız. Çocuk yaşta girdiği iş hayatını aile şirketini yönetmeye başlayarak geliştiren, şirketide geliştirdikten sonra 1990'da 360m sterlin'e satan Jack Walker 1 yıl sonra büyüdüğü yerin takımı Blackburn Rovers'ın çoğunluk hissesini satın alır ve başa geçer. Ewood Park'ı geliştiren, ilk 3 sezonda 30 küsür oyuncu transferi gerçekleştiren Walker, klübü için büyük paralar harcar. Alan Shearer ve Chris Sutton olmak üzere 2 rekor transfer gerçekleştirir ve 2. ligde(şimdiki Championship) iken satın aldığı Blackburn 5 yıl sonra 94-95 sezonu Premier Lig şampiyonu olur.

Walker geldiği gibi klübün başına L'pool efsanesi Kenny Dalglish'i getirir. Dalglish ile birlikte PL'ye yükselen takım 4.lük ve 2.likten sonra şampiyonluğa ulaşır. 92-93'de alınan Alan Shearer 4 sezon oynar, 3'ünde 30 golün üstünde atar. Çok eskilerden hatırladığım kadarıyla 2. Dünya Savaşı sonrasında 3 sezon üst üste 30 golü geçmek bir rekordur. 94-95'te 2. transfer rekoru Chris Sutton ile ''SAS''-Shearer&Sutton- oluşturulur ve şampiyonluk gelir. Şampiyonluktan sonra Dalglish 1 sezon daha futbol direktörü olarak devam eder. Sonrasında Alan Shearer ve Shay Given ile birlikte Newcastle'da başka bir Blackburn'lü David Batty ile buluşur. Shearer'in en büyük talibi Man Utd değilde Newcastle'a gitmesinin tek nedeni de Jack Walker. Klüp şampiyonluktan sonra geriler ve ayrılmalardan sonra küme düşerler, Jack Walker'ın öldüğü yıl tekrardan lige dönmek üzere.

QPR'da %20 hissesi bulunan Lakshmi Mittal'i yönetimde damadı temsil ediyor. Jack Walker gibisinden para harcaması beklenemez ama servetler oranlandığında zaten o kadarına da gerek yok. Eğer QPR çıkar ve şampiyon olursa Premier Lig'deki II. Çelik Zengini vakası olur.

Dünyanın En Zengin Klübü


Premier Lig klüplerinin 9'unun -hepsi yakın zamanda olmak üzere- yeni/yabancı sahipleri var. Yani Fulham'ı saymıyoruz bile, Arsenal'e daha zaman var. Amerikalı Randy Lerner'ın Villa'sı, Shinawatra'nın City'si ve Rus-Fransız karışımı Gaydamak'ın P'mouth'u UEFA Kupası sırası kovalamakta iken İrlandalıların Sunderland'ı ve Hong Kong'lu Carson Yeung'un Birmingham'ı ligde kalmaya çalışmakta. Geri kalanların durumu malum.

Bir kademe aşağı inersek en fazla Les Ferdinand'ından, Vinnie Jones'ından ve mavi-beyaz parçalı klasik formasından hatırlayabileceğimiz QPR direk karşımıza çıkıyor. Batı Londra klübü 2007 ortasında F1 zenginleri Ecclestone ve Briatore tarafından satın alınmıştı, 3. ortak 2007 sonunda dünyanın en zenginlerinden Lakshmi Mittal olmuştu. Forbes verilerine göre 51m dolarlık serveti ile Abramovich ve Berlusconi'nin çok çok ilerisinde. Tabi bu fark sadece bir detay, başarı için savurganlığın da dahil olduğu uzun bir liste gerekli.

Mittal, Londra'ya yerleştikten sonra Roman Abramovich'ten en zengin ünvanının yanında en zengin futbol adamı ünvanını da kaptı. 4 aylık sürede 2.2m sterlinlik Ecclestone'dan, Mittal'e yükseliş gösteren QPR, açıklanan hedeflere göre Championship'te sadece 1 sezon daha geçirecek. Sonrası Premier Lig ve kısa sürede Avrupa arenası olarak hedeflenmiş. İrlandalı bir konsorsiyum tarafından satın alınan Sunderland soluğu PL'de almıştı, QPR'lılar şu anlık daha temkinli, transferde genç isimlere yönelmişler. Yeni sezonda işler değişir. Fulham ve Chelsea'den sonra başka bir batı Londra takımı daha bizi meşgul etmeye başlayacak.

21 February 2008

Tek Sürpriz



CL ile ilgili bişeyler yazıyım dedim, Kaka'nın gol/asist durumuna bakmak için uefa.com'u açtım, karşıma Edu çıktı. Uefa.com birkaç saat sonra Edu ile sohbet imkanı sunuyor kullanıcılara, detaylar burada. Yorum yok, ne diyim skordan mutlu/mutsuz, sevincli/sinirli nasıl olursa olsun Edu'ya dokundurmadan geçenini görmedim, moderatörlere bol şans.

İlk maçlar biri hariç beklenildiği gibi bitti denilebilir. İlk gün Liverpool'da sıkılmıştım, FB v Sevilla çok iyi geldi. L'pool da işler iyi falan değil, 2 sezondur galibiyet tipi aynı ama hiç bu kadar silik olmamışlardı. Arsenal çok denemiş ama bildik senaryo, Adebayor'da son dakikada kaçırınca buraya kadarmış'tan başka bişey gelmiyor akla. United'ın tek şikayeti Ronaldo'ya lazer tutmuşlar, bişey olmamış (!) Hafızam yanıltmıyorsa Ronaldinho&Messi çoktandır birlikte ilk 11 başlamıyordu, Celtic savunması kapasite üstüne çıkamayınca sonuç normal. Strachan kadere boyun eğmek lazım tarzı bir açıklamada bulunmuş. Messi 6 gol ile lider durumda Ronaldo, Zlatan, Gerrard 5 golde. Geçen sezonun bu dönemlerinde Kaka sahnede idi, bu sezon Inzaghi ve Pirlo götürüyor. Euro 2008'de var, yılın en iyisi ödülleri için rakipleri ciddi. Inter'i çıkarırsak deplasmandakiler istediklerini alarak dönüyorlar denilebilir. İlk ayağın tek sürprizi Semih Şentürk oldu. Sevilla CL'nin acemisi olduğunu gösterdi bana göre, gerçi memnundurlar 2-3 fark atar geçerler, ama daha fazla ilerleyebilirler mi bilemem. Staddan Kalamış'a yanımıza gelenler sakindi, olgundu. Galibiyet sevinci skorun yetersizliğinin ümitsizliği ile karışınca bilinç ortaya çıkıyor demekki. Çok konuşamayacağım, maçtan önce maç anında çok konuştum, kaybettiklerim üstüne birde FB atkısı dolandı boğazıma.

CL'nin bu zamanlarında hiçbir Türk takımının/oyuncusunun olumlu istatistiklerde zirvede olduğunu hatırlamıyorum. Gruplarda bir süre Tuncay yukarılardaydı, Ümit Karan en çok ofsayta düşen oyuncu olmuştu, Yıldıray en çok faul yapılan oyuncuydu... Alex ilk maçlar itibariyle CL asist krallığında lider.

25 Şubat 2007


25 Şubat 2007, Schalke evinde Leverkuseni ağırlıyor. Schalke Bundesliga'da fena gidiyor, seri sahibi, sıkıntı yoksunu. Leverkusen kurban edilmeye uygun, üstüne bir de kalecisi yok, yedek Bundesliga'da ilk defa kale emanet alacak. Sonuç olarak kombo'nun son maçı konumunda, Okay Karacan anlatımda. Schalke dakikalar ilerledikçe bastırıyor, Leverkusen savunmaya çalışmaktan başka bişey yapamıyor. Schalke bastırıyor, Okay Karacan Moto GP sunumları ayarında heyacanlanıyor, ben isyanlarda. Rene Adler kaleyi bulan 10'a yakın top çıkarıyor, Leverkusen bitime doğru, 2.yarıdaki ilk atağında golü buluyor, benim kombo yatıyor.

Rene Adler'i izleyebileceğimiz ilk maçtı, Bundesliga'da ilk kez forma giydiği maçta Schalke'nin 10 küsür maçlık yenilmezlik serisinin yıkılmasının mimarı olmuştu, muhteşemdi. İngiltere kıvranırken, La Liga Cassilas&Valdez dışında G.Amerika'dan medet umarken, Serie A Brezilyalılara emanet. Bugün izleyeceğimiz kaleci, yaş grubu içinde Avrupa'nın en iyisi. Alman panterlerinde hafızam Illgner ile başlar, daha öncesini hatırlayamam. Ercan Taner son Bundesliga sunumunda Adler'i, Sepp Maier'le Schumacher'le kıyaslamıştı, üzerine söz söylemek için yaşım yetmiyor.

Seri Illgner-Kopke-Kahn şeklinde idi, kesinlikle Adler ile devam edecek.


Şubat 2007 diyerekten başlamıştık. Adler'in piyasaya hızlı girişi, Schalke'nin şampiyonluktan kopuşunun başlangıcı olan tarih Galatasaray içinde büyük önem taşımakta. Lincoln Schneider'e o maçın sonunda girişti, Schalke'den kopuşunun gayri-resmi başlangıcının tarihi de 25 Şubat 2007 idi.

Lincoln sahada olacak mı -canı isterse (!)- bilemem ama Skibbe'nin dün yaptığı açıklamaya göre Adler kalede olacak. 2-2 geçiyor içimden, Adler sakatlanırsa neden olmasın...

Devam


Ayarı kaçırdık yine. Aile içi bürokrasinin 4-5 günlük görememe serisi sonucu harekete geçmesi ve uykunun vampir kıskandıran seviyelerinde yaşanması sonucu kısıtlı zaman geçirilen bir yer oldu ev benim için. Böyle olunca evde geçirilen zaman hemen hemen/sadece uyku ve uyanma anında dışarı çıkma zornunluluğun doğurduğu duş telaşı ile sınırlı kaldı. E böyle oluncada son post GS v Manisaspor olarak kaldı.

Burada olsaydım - City United'ı devirmiş, United'da Arsenal'i. Nani ve Anderson yıldızlaşmış, Anderson ile ilgili bişeyler yazma zorunluluğu doğacak kadar. L'pool FA Cup'a da veda etmiş. Premier Lig'in benim gözümde, yükselen Bundesliga'ya cevabı olan ligi yurtdışında da oynama fikri, Sepp Blatter'in gideri üzeri hayale dönüşmüş. Pop'un yaratıcılarından Aysel Gürel'i kaybetmişiz. Ne yazık, eserinin sonucu çabucak silinip gidecek. Sports Interactive son güncelleme 8.0.2'yi 14 Şubat sıkıntılılarına adamış. Ronaldo futbola bir ara daha vermiş. Öyle yada böyle dönecektir, benim için ne olursa olsun hala dünyanın gelmiş geçmiş en iyi forvetidir. Adebayor 9 maçlık gol kaydetme serisini sonlandırmış, Ronaldo gol atamama serisini 3 maça çıkarmış, Altın Ayakkabıda potaya bir de Luis Fabiano girmiş. All-Star ne kadar sıkıcı olmuş, 3 günlük sıkıntı serisi uyuyamama problemimi hortlattı, daha da izlemem. Yıldız Tilbe yeni album çıkartmış, sanırım eskilerini aratmak için. FB, Deloitte'nin yıllık *'Futbol Para Ligi' araştırmasında potaya girmiş. Doğan Şampiyonlar Ligi'nin yayın haklarını da almış, tv ile d-smart ı çiftleştirmek farz olmuş. Hıncal Uluç 50 yılın öfkesini son 90.dakika'da Digiturkten çıkartmış. Bugün bişeyler okudum Şansal Büyüka topu taca atmış, Cerrah'a karşı taca çıkmıştı zaten sarı topla devam... Bende de TSL izlememe devam, problem yok. - bunlar kesin burada olurdu.

10 February 2008

HA-KAN-ŞÜ-KÜR


Dışarıdaydım, Hakan baya bi attı dedi ark.ım. Biraz önce özeti izledim. Skor ve hat-trick güzel, Selçuk İnan'ın şık gollere -bilmiyorum bunlar ile kaç etti- devam etmesi güzel, Ayhan-Lincoln dönmüş -gerçi baya izledim Bundesliga, TSL derken saç sakal vs. bu adam böyle değildi- güzel, Burak Yılmaz 2 maçta 4 etmiş o da güzel. Ama Hakan Şükür'ü bu kadar mutlu ve gülerken görmemiştim uzun zamandır. En güzeli bu olsa gerek

not : Resim için biraz dolaştım, galatasaray.org giriş'te buldum. Şık olmuş

09 February 2008

9 Şubat seçimleri


Zaman kalmadı 30 dk. sonra başlıyor Premier Lig sadece seçimlerimi yazıcam. EPL'de Everton ve Tottenham zayıf rakiplerle oynuyor, günün bankoları. Tottenham gibi Everton'da kadro problemi bulunmuyor, içerideler açık favoriler. Tottenham'ın yükselişine ise değinmiştik, ilk yarıda 4-0 geçmişlerdi Derby'i bugün de durdurulamazlar.

TOTTENHAM Kazanır
EVERTON Kazanır

La Liga'da Sevilla Barca'yı ağırlayacak maç yanılmıyorsam ntv'de. Barca'da eksik çok, Sevilla'da Keita Kanoute döndü, ev sahibi Barca'yı güzel yakaladı, Ronaldinho yedek başlayacak. Sevilla kaybetmeyecektir.

SEVILLA Draw no-bet (beraberlikte iade)

edit @ 02:04 : Tottenham ve Everton WON , Sevilla dnb İADE Yarın EPL'de 2 büyük maç var, yorumlar gelecek

United v City II


6 Şubat'ın 50. yılı anma etkinliklerinin sonu Manchester derbisinde. Son 1 hafta United için saygı duruşu ile geçti, ilk defa seyircisi önünde. 11'ler sessizlik için dizildiğinde formalar farklı olacaktı. Derbiye girmiş, City'nin formasını burada göstermiştim. Nike ve AIG olmayacağı belirtilmişti, United tasarımda 1950'ye sadık kalmış, forma no.ları da 1-16 arası olacak gibi.


Büyük bir klübün en kara gününü, en büyük t. direktörün de yer aldığı trajedinin 50. yılı 2. büyük Ferguson'a nasip oldu. Alex Ferguson futbolcularının farklı bir sorumluluk ve motivasyon ile mücadele edeceklerini belirtmiş, Eriksson'da 1 dk.lık saygı duruşunda City taraftarının yakışanı yapmasını beklediğini...

Daha derbiye geçmedik...