
Sigarayı yere atıp, okuldaki selam sabah trafiğini de atlattıktan sonra çalışıyor kafa... Tv'lerde dönen bakıcı dayağı haberlerinde bile ayarımız bozulurken, Gazze'deki gerçeklik algı, ayar bırakmıyor. Kayıtsız kalmamak mümkün değil tabi. Görülenin, duyulanın yarattığı can sıkıntısı, öfke, duygusallık gayet insani, tepkisiz kalmamak güzel. Yapabilecek hiçbirşey olmasa bile bu durumu düşünmenin akıl ve vicdana doğru, adil hisler bırakması bile güzel. Herşey iyi güzel de düşüncemizin söze dönüşümünde uğradığı bu hasar, kayıp niye? Terör-El Kaide-Müslümanlık 3'lüsünü ne çabuk unutmuşuz da çözümü Yahudilik-Katliam-İsrail'de arıyoruz...
İçinde toplu olarak yer aldığımız değerlendirilmelerde durumumuz üzerine çokça söylenir, söyleriz. Genellemelere merakımız, siyah-beyaz arasında gri olduğunu göremememiz, çabuk düşünüp çabuk unutmamız, dini bilmemneyi sık kullanmamız. Girmeyeceğim bunlara, hepsi bir bütün ve işin aslı olsa da. Bunlara da siz girin istedim:
http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=915950&Date=08.01.2009&CategoryID=77
1 comment:
Faşizmin hiç bir türlüsü hoş degil. Tamam, biz de lanet ediyoruz Filistin'de olanlara. 2-3 gün önce Al-Jazeera izliyordum. Orada sansür de yok. Çocuğun biri yerde yatıyor. Çenesinden mermi girmiş, gözleri yukarı bakıyor. O görüntü her aklıma geldiğinde lanet ediyorum İsrail'e. Ama bütün yahudileri bu katliamın sorumlusu olarak görmek bizim insanımıza yakışır cinsten bir hareket olmuş. Ne de olsa genelleme yapmayı seviyoruz.
Post a Comment