25 May 2008

Chelsea ve Premier Lig!

07/08'den bu resim, şuan itibariyle gelecek sezonda sadece 2 takım elbiseliden yoksun olacak. Futbolcular dışındaki iki isim fizyoterapist Dave Hancock ve yardımcı antrenör Steve Clarke. Şimdilik son yollanan Grant'in durumu beklenen ve/veya istenenin dışında olağan sonuçtu. Chelsea'nin Abramovich ile Premier Lig'e fena halde uymayan bir klüp haline gelmesi sonucu yorumlamayı zorlaştırdı. Chelsea idarecilerinin final sonrasında ''sezon beklediğimiz gibi bitmedi'' tipinden açıklamaları, Terry'nin ayağı kaymasaydı gibi iluzyonlar caretaker üzerinden reklamın son aşaması oldu. Yüzü, duruşu, taraftarın yedirememesi, takım ile kötü ilişikileri olduğu söylentileri ve kötü oyun - Mourinho ile ne oynuyorlardı ki- gibi sebeplerden yakıştırmıyorduk, açıkçası Mourinho'dan sonra yakıştıramıyorduk. Klübün gelecek ile ilgili sesssizliği, Hiddink'in red yanıtları, zaman zaman idareciler tarafından destek çıkılması ve Aralık ayında uzun süreli bir sözleşme yapılması ister istemez kafa karıştırdı, sonuç Chelsea üzerine merak doğdu.

Mourinho'nun başarı/başarısızlık üzerine değerlendirmeleri de piyasaya düştü. Grant, Mourinho'nun 3-4 maçlık kazanamama serisi sonrasında acilen klübeye monte edilmiş ve 3-4 gün içinde yaptığı ilk maçta Old Trafford'da mağlup olmuştu. Ligde Aralık sonundan itibaren sadece 1 maç, son haftayı da sayar isek United ile eşit sayıda puan kaybettiler. Taraftarın sevmediği, flaş teknik direktörün yollandığı, oyuncuların geleceğinin belirsiz olduğu bir ortamda 2. yardımcı antrenör'de monte edilmişken -ki ten Cate Barca'da alıştığımız konuma hiçbir zaman gelemedi, Clarke ile olduğu gibi oyuncularla da kötü ilişkileri olduğu söyleniyordu- ligi, kupayı ve Şampiyonlar Ligini son maçta kaybetmenin Grant için olumsuzluk, başarısızlık olarak değerlendirmek ne kadar doğru? Terry'nin ayağının kaymasından çok, Grant'ın transferi Anelka'nın penaltı kullanması Chelsea'yi kurtaran oldu. United ve Liverpool'u yenene kadar Chelsea kimse için ihtimaller arasında değildi, asıl sorun da bana göre bu. Bu şekilde yönetilen ve bu çabuklukta zirveye yerleşmiş bir büyük klüp için imaj herşeydir. Chelsea, Abramovich ile birlikte başkanından, fizyoterapistine, scout'una kadar neredeyse her kademesi transfer edilmiş, değiştirilmiş bir klüp teknik direktör yaratmaz, en olgununu en ilginç'ini getirip görüntüyü kurtarmaya çalışır. Grant'in yollanması kendisi için olduğu gibi Chelsea için de iyi bir geçiş dönemi oldu. Sezona Malouda dışında para harcamadan başlamışlardı, geçen sezondan kötü bir durumda kapatmadılar. Grant t.direktörlü süresinde kazancını katlamış ve isim yapmış olarak, Chelsea ise yine para harcayıp görüntüsünü güçlendirerek yeni sezona başlayacak. Grant'in hikayesi fena halde Gerets'e ve Cevat Güler'e benzer, lig dünyanın en iyisi de olsa idare biçimi böyle olunca hikaye Türkiye'den çok farklı değil.

24 May 2008

Wenger Ne Yapacak

Birkaç gün önce Rio Ferdinand'ın, Ferguson'un kadroyu güçlendirmesini istediğine dair bir açıklamasını okudum. 1999 CL şampiyonluğunu ve sonrası ile kıyaslandığında United'ın başarıyı devam ettirebilmesi için transferin şart olduğu görüşünde savunma oyuncusu. 99 şampiyonluğundan sonra transfere 10m sterlin civari bir para harcanmış, Schmeichel yerine Bosnich&Taibi ve savunmaya Silvestre&Fortune takviyeleri ile sezona başlanmış ve aynı başarı için 9 yıl beklemeleri gerekmişti. Ferguson'un en iyi United dediği kadro için bile takviye düşünülüyor ise Wenger ne yapmalı?

Arsenal geçiş döneminde demek bile takımın, teknik direktörün, klübün vs. imrenilecek durumda olduğunu anlamaya yeter ama üst seviyede daha fazlasına ihtiyaç var. Bu sezonu bana göre kadro sıkıntılarına kurban verdiler. Henry'i sattıkları sezon transferde Avrupa'nın en çok kar eden takımlarından biri oldular, ama 3-4 sakatlık bunun yanlış olduğu sonucunu doğurdu. Sezon biterken Arsenal'de işler hala iyi değil. Sezon ortası Chelsea'den kaptıkları genç Fransız Lassana Diarra'yı P'mouth'a kaptırmışlardı, sezonun en çok forma giyenlerinden biri Flamini'nin Milan'a bedelsiz gidişini de seyretmek zorunda kaldılar. Başka bir yıldız Hleb'in durumu da belirsizdi ama konuşulanlara göre Beyaz Rus'da önümüzdeki sezon Arsenal'de olmayacak. Hleb ve Flamini bu sezonu 30'un üzerinde ilk 11 ile kapatanlardan. Flamini, Fabregas ile iyi bir uyum yakalamıştı ama Hleb'de durum biraz daha farklı. Rosicky'nin sakatlığından sonra sağ, sol ve forvet arkası olarak forma giymişti, joker konumundaydı. Yokluğunda sağ kanat için Eboue denendi ama her maçta olmayacağı açık bir şekilde görüldü. Hleb'de giderse zaten kadro genişliği ve klübe olarak diğer büyüklerin arkasındaki Arsenal için para harcamaktan başka yol kalmayacak. Stadyumdan ve transferden para kazanarak kapattıkları sezondan sonra Wenger'in 08/09'u flaş transferler ile karşılayacağını düşünüyorum, Nasri'den fazlasını bekliyorum.

Toulon Festival


Bir süredir futbol, gençler şampiyonaları sayesinde daha güzel. Önce Antalya'da U-17'leri izledik Cem Sultan'sız Batuhan'lı Milli Takım keşke dedirtti ama U-17'lerimiz de turnuvada keyif verdi. Sonrasında Toulon Festival'e U-21 seviyesinde yani Nuri'li Caner'li takım ile katıldık, ilk maçta ABD'yi 3-2 geçmiştik, dün İtalya'ya 2-1 mağlup olduk. İlk yarıda savunmamızı ender ama iyi bir şekilde geçtiler ve resimdeki Lanzafame'nin şutu Rıdvan Dilmen ile adı anılan sonra ligin son maçında FB karşısında devleşen Trabzon kalecisi Onur'un kapattığı köşeden ağlarla kavuştu. 2. yarı 08/09'da GS kadrosunda merakla görmek istediğim Aydın ile 1-1'i yakaladıktan sonra ibre bize dönmüş durumdayken kartlar işi bozdu. Keyifli maçtı, çok teknik, iyi pas ve pres yapabilen bir Türk Milli takımı izlemek kolay değil. Kartlardan sonra 10 kişiye karşı 9 kişi mücadele etmek zorunda kalınca son 20 dk.yı forvetsiz oynadık ama iyi oynadık. İtalya Giovinco ve Nocerino gibi turnuva sözkonusu olunca önemli oyuncuları oyuna aldı ve ender İtalya şutlarından, ceza sahası dışından gelen birine engel olamayınca 2-1 mağlup bitirdik. Son maç yarın saat 17:00'de Kanal 1'de Fildişi ile. Beraberlik, gruptan çıkma yani yarı final için yeterli. Takım çok iyi, dün beklediğim kadar fazla gözükmeyen Nuri Şahin'in sadece pas verme ihtimali bile tv karşısında oturmaya yeter.

Toulon dışında U-19 seviyesinde Avrupa Gençler Şampiyonası final turu için mücadele ediyoruz. İspanya'ya mağlup olmuşuz, katılım için son maç olan Ukrayna'da galibiyet şart. Avrupa U-19 Şampiyonası Temmuz sonunda, son gençler turnuvası ise Ağustos ayındaki Olimpiyatlar. Toulon grubumuzdaki 3 takım da Olimpiyatlara katılacak, turnuva U-23 seviyesinde. Ben severim gençler şampiyonalarını, kaçırmamaya çalışırım. Toulon'da Yarı finale çıkarız, 3.lük maçı ile 3 maç daha izleyeceğimiz anlamına gelir, U-19'lar da Ukraynayı yenerse ne güzel. Hatırladığım kadarıyla en sevdiğim Türk milli takımı şimdiki U-21'lerin Avrupa ve Dünya Şampiyonlarında derece yaptığı takımdı, ondan sonraki ise şimdiki A Milli'lerin Ümit Milli zamanıydı. Ne diyim, severim genç turnuvalarını futbolcularımızın gençlik dönemini kapattıktan sonra parlamaya devam ettiğini göremediğimden olsa gerek...

23 May 2008

Son Şampiyon


İskoçya Premier Liginde de şampiyonluk son 90 dakikaya sarkmıştı. Hikaye bir 3. kovalayan olmaması dışında bizdekine fena halde benzer. Walter Smith daha iyi teknik direktör, Rangers daha iyi kadro, Avrupa'da daha iyi sezon geçirdi ama... Aslında Rangers uzun süredir şampiyonluk için avantajlıydı, UEFA Kupası mücadeleleri için fikstür bile değiştirilmişti ama Final sezonu boş geçirmelerine neden oldu. Kritik maçlarda önemli eksiklerle mücadele ettiler ki 2 Old Firm'de bu dezavantaj ile oynamak zorunda kaldılar ve kaybettiler. Çok sayıda maçları ertelenmişti, UEFA Kupası yürüyüşleri lig fikstürünün de değişmesine yol açtı ama UEFA finaline yükselişleri son ayda 9 lig maçı -Celtic'in 3 katı- oynamalarına neden oldu ve ligdeki avantajı koruyamadılar.

Son maçlara puanlar eşit girmişleri ama Rangers kazanamayınca, Celtic'in son 6 maçta 6 galibiyetlik formu toplamda 42. şampiyonluğu getirdi. Taraftar ile arası açık Gordon Strachan ise Celtic'i ilk kez Şampiyonlar Ligi gruplardan çıkaran teknik direktörün üstüne 3 kez üst üste şampiyon yapan 3. teknik direktör ünvanları ile tarihe geçti.

Unai Emery : Son Yeni Teknik Direktör

07/08'i değerlendirirken Tottenham ve Valencia için ayrı bir başlık yakışır. Liglerinde büyüklerin ardından sıra kapması yakışan ama Avrupa'da fazla uzayamayan, teknik direktör değişiklikleri yaşayan, farklı zaman dilimlerinde de olsa dipte takılan, sonuç olarak Lig kupası şampiyonluğu ile UEFA'ya gitmeye hak kazanan ve ligleri tam ortada tamamlayan iki takım oldular.

Teknik direktörlük değişikliği demişken Valencia'nın hakkını yememek lazım. Valencia için bir süredir en çok yaşanan şey oldu değişiklik. Başkan değişti, yardımcı antrenörler değişti, stadyum değişiyor, kadronun demirbaşları değişiyordu... Teknik Direktör değişimi ise TSL'yi kıskandıracak cinsten. Benitez sonrası yani 03/04 sonundan itibaren, zengin gözüksün diye Cevat Güler'leri de katarsak Unai Emery Valencia'nın 7. teknik direktörü oldu.

Klüp son yeni teknik direktör Emery'i bugün Mestella'da tanıtacakmış. La Liga'yı zevkle takip etmeyenler için soru işareti olması normal bu ismin. Bunlar Racing'in çalıştırıcısı ile ilgilenmiyomuydu?! denilebilir. Laudrup, Deschamps, Terim hatta Mourinho varken kim ki bu! da denilebilir. Almeira ile ligi 8. tamamlayan teknik direktör cevabı da yeterli olmayabilir ama 2004'te formayı çıkarıp klübesine geçtiği Lorca'yı 2. lige çıkartan, ardından geçtiği Almeira'yı ilk sezonunda 1. lige yükseltip, ikincisinde 4-3-3 oynayan, mücadeleci kene gibi bir yeni yükseleni 8. sırada tamamlatan 37 yaşındaki, yenilerin en iyisi durumundaki bir teknik direktör cevabı Valencia için merak oluşturmaya yeter.

07 May 2008

-30

Ligler 2 haftaya bitiyor. 2 final, U-17'ler ve Libertadores ile 30 gün kadar oyalanacağız. İlk kadrolar Hollanda ve turnuvanın en genç çalıştırıcısı Bilic'in Hırvatistan'ından geldi. v Basten oyuncuyu bol tutmuş, rakam 28 Mayıs'ta düşecek. Twente'nin 37'lik hiç milli olmamış kalecisi ilk giden olur. Sol taraf bol tutulmuş, de Cler, Bouma, v Bronckhorst, Emanuelson'dan 1'i kesin belki 2'si gider. Forvette Koevermans ve Hesselink fazla. Sanıyorum Fatih Terim'de benzer bir yaklaşımda olacak. Bilic ise 2 genç oyuncuyu yedek olarak dahil etti, kadro sakatlık görmez ise dışarıda kalmaya devam edecekler.

Goalkeepers: Stipe Pletikosa (FC Spartak Moskva), Vedran Runje (RC Lens), Mario Galinović (Panathinaikos FC).
Defenders: Dario Šimić (AC Milan), Robert Kovač (BV Borussia Dortmund), Josip Šimunić (Hertha BSC Berlin), Vedran Ćorluka (Manchester City FC), Dario Knežević (AS Livorno Calcio), Hrvoje Vejić (FC Tom Tomsk).
Midfielders: Niko Kovač (FC Salzburg), Jerko Leko (AS Monaco FC), Darijo Srna (FC Shakhtar Donetsk), Niko Kranjčar (Portsmouth FC), Luka Modrić (Tottenham Hotspur FC), Danijel Pranjić (SC Heerenveen), Ivan Rakitić (FC Schalke 04), Ognjen Vukojević (NK Dinamo Zagreb), Nikola Pokrivač (AS Monaco FC).
Forwards: Mladen Petrić (BV Borussia Dortmund), Ivica Olić (Hamburger SV), Ivan Klasnić (Werder Bremen), Igor Budan (Parma FC), Nikola Kalinić (HNK Hajduk Split).

Goalkeepers: Sander Boschker (FC Twente), Edwin van der Sar (Manchester United FC), Maarten Stekelenburg (AFC Ajax), Henk Timmer (Feyenoord).
Defenders: Wilfred Bouma (Aston Villa FC), Tim de Cler (Feyenoord), Urby Emanuelson (AFC Ajax), John Heitinga (AFC Ajax), Kew Jaliens (AZ Alkmaar), Joris Mathijsen (Hamburger SV), Mario Melchiot (Wigan Athletic FC), André Ooijer (Blackburn Rovers FC).
Midfielders: Ibrahim Afellay (PSV Eindhoven), Giovanni van Bronckhorst (Feyenoord), Orlando Engelaar (FC Twente), Nigel de Jong (Hamburger SV), Denny Landzaat (Feyenoord), Hedwiges Maduro (Valencia CF), Clarence Seedorf (AC Milan), Wesley Sneijder (Real Madrid CF), Rafael van der Vaart (Hamburger SV), Demy de Zeeuw (AZ Alkmaar).
Forwards: Ryan Babel (Liverpool FC), Klaas Jan Huntelaar (AFC Ajax), Danny Koevermans (PSV Eindhoven), Dirk Kuyt (Liverpool FC), Ruud van Nistelrooy (Real Madrid CF), Robin van Persie (Arsenal FC), Arjen Robben (Real Madrid CF), Jan Vennegoor of Hesselink (Celtic FC).

Vapio?


48 saatin tek gün ettiği zamanlar geçirdim, ister istemez Blog'u boşladık. Bu sürede Vapio'da yazmaya başladım. Zaman yettikçe sezonu sonuna kadar Serie B'yi kolaylaştırmaya çalışacağım. Geçen hafta iyi sayılırdı, 2 kuponda oranı küçük, sürprizi büyük 1'er maça kurban oldu. İddaa oynamayı işkence gibi görüyorum, faydam dokunursa ne mutlu

06 May 2008

Yılın Takımı


Yokluğumda Premier Lig sezon ödülleri dağılmaya başlamıştı. Oyuncular Birligi ödüllerinde yılın oyuncusu Ronaldo, yılın genç oyuncusu ise Fabregas seçilmişti. Yılın 11'i ise yukarıdaki gibi. Listeye itirazım yok, gol krallığının ilk 3'ü asist krallığının da ilk 2'si yer bulmuş. Savunmaya Ferdinand-Vidic ikilisi de yakışmış. Clichy bu sezon Arsenal'in en çok forma giyen oyuncusu, Sagna takımın en önemli 3 oyuncusundan biri konumuna geldi, yokluğunda özellikle hücumda sıkıntı çektiklerini gördüm. İtirazım yok demiştim ama 2 oyuncuya da yazık oldu. Roque Santa Cruz'un Torres'den sonra ligin en iyi transferi olduğunu düşünüyorum. Gol Krallığında 4. sırada kaldı, Blackburn için onu tutmak bile gelecek sezon için olumlu bir etken olacaktır. Orta sahada Ronaldo ve Fabregas tartışılmaz, Young'da kanadının en önemli adayı. Zaten yılın genç oyuncusu ödülünde Fabregas olmasa idi büyük ihtimalle o kazanırdı. Gerrard 11 gol 11 asist ile oynadı ama Gareth Barry'e yazık oldu. Önümüzdeki sezon L'pool a katılabileceği söyleniyor, bu sezon Aston Villa'da tavan yaptı, listeye yedek konacak olsa mutlaka ilk 2 sırada olurdu diye düşünmekteyim.

Traitor

Resimde Gerrard'ı taklaya getiren bu sezon Arsenal orta sahasının en çok forma eskiteni, Mathieu Flamini. Marsilya'nın UEFA finalinde dikkat çekip Arsenal'e geçmişti. İlk 3 sezonunda yedek konumundaydı, pozisyon doldurmaktan ileri gidemedi, sağ bek'e bile terfi ettiği olurdu. Bu sezon ise işler değişti, Fabregas'ın partneri konumuna yükseldi, Diaby'i kanada Gilberto Silva'yı klübeye attı performansıyla Flamini. Bana göre Fabregas, Adebayor ve Sagna'dan sonra takımın en iyisiydi Premier Lig'in en çok pas yapan oyuncusu. UEFA Kupası sayesinde Arsenal'e geçmişti, Şampiyonlar Ligi'de Milan'a geçişe vesile oldu.

Marsilya'dan yeni kontrat teklifi almışken Arsenal'e bedelsiz transfer olmuştu, aynı yöntem ile birkaç gün önce Arsenal'e veda etti, Milan ile 4 yıllık kontrat imzaladı. Başlık benden değil, dönemin Marsilya teknik direktörü şu anki sportif direktör José Anigo'dan.

Gravity


André Bikey - Reading FC

14 April 2008

Stefan Kuntz

Özellikle K'laurten dönemindeki oyunuyla takip ettiğim az sayıdaki Alman oyunculardan biriydi. Nedendir hatırlamıyorum K'laurten i tutardım o zamanlar. Euro 96 Almanya-İngiltere yarı finali formaları almıştım, o maçta golü vardı. Bir de gol krallığı vardı, en iyi dönemini geçirmişti FCK'da. Besiktas'a gelince sevinmiştim, ne yazık bir sezon kalabildi, hafızamda hiçbir iz kalmamış o döneme dair. Futbolu başladığı yerde bitiren şanslı bir gruba dahildir.

Birkaç teknik direktörlük denemesinden sonra başladığı ve bitirdiği Bochum'a sportif direktör olarak gelmişti. Döneminde Bochum Bundesliga'ya yükselmiş, ilk sezonunu 8. tamamlamıştı, Sestak ve Gekas gibi etkili oyuncular da kazandırmıştı. Birkaç gün önce, başladığı ve bitirdiği Bochum'dan yıldızlaştığı K'laurten'e klüp başkanlığı için transfer oldu. Bundesliga 2'den düşmemeye çalışıyor takım şu günlerde. Ballack ve Basler'in başladığı yerdir K'laurten. Briegel futbola burada başlamış, Feldkamp burada kopmuştur. Gerets, Wolfsburg'dan önce burayı çalıştırmış, Hamit burada meşhur olmuştur. Sevmişiz bir kere, alışıldık yerlerine dönsünler isterim Kuntz'da K'laurten'de.

Altın Ayakkabı

Ronaldo haftayı penaltı golü ile tamamlarken, Huntelaar olaylar nedeniyle ertelenen maç yüzünden haftayı boş geçti. Hollanda'da bitime 1 maç kaldı, bir maçı eksik Ajax 6 puan fark ile PSV'nin gerisinde. Huntelaar 2 maçı boş geçmez ise 05/06 gol krallığındaki rakama ulaşmış olacak. 6. sırada Avrupa'nın en çok gol atan oyuncusu yer alıyor. Galler takımı Llanelli 100 yılı aşkın tarihindeki ilk lig şampiyonluğuna ulaşırken Griffiths'de ligi 38 gol ile tamamlamış oldu.

Eredivise'de 60'ların başından beri v Basten'in üst üste 4 gol krallığından 3.sü, 85/86'da attığı 37 golü geçen olmadı. Sonrasındaki 22'de en çok yaklaşan 02/03'deki 35 golü ile toplamda 3 kez gol kralı Kezman. Huntelaar'a kalan 2 maçta en az bir hattrick yakışır.

Ronaldo 07/08'de toplamda 38 golde. Burada belirttiğim gibi bir rekor daha kırma ihtimali devam ediyor. EPL'de 4, CL'de büyük ihtimalle 3 maç kaldı. Son 7 maçı boş geçmeyen Ronaldo kalan 7'yi de geçmez ise 45 yapar, bende Denis Law'ın rekorunun 45 mi 46 mı olduğunu teyid etmek zorunda kalırım :)


Mauro Zarate

Resimdeki sabırsız Bolton taraftarları, 7 haftalık kazanamama serisinin sona erdiği maçta kötü yakalanmış. United v Arsenal'den sonra haftanın en önemli olayı ligin dibinin karışması oldu. Fulham - Ekim 06'dan beri ilk dep. galibiyeti- 33 hafta, Bolton'da 7 hafta sonra kazanırken Sunderland, Reading ve Birmingham kazanamadı bugün muhtemelen Wigan'da onlara eşlik edecek. Birmingham şuan için 1 sıra ve 2 puan rahatlıkta ama lig biterken tekrardan açılan Aston Villa ve L'pool'dan sonra Fulham'a konuk olacaklar. Birmingham City yönetimi polis ile uğraşırken takım da kümede kalma için mücadele veriyor. Şimdilik saha içinde kalırsak;

Son 6 maçtır içeride kaybetmiyorlar, son 4 maçta 4 puan aldılar ve bu puanlar yeni bir ismi tepeye çıkardı. Bizim fox tivi Tuncay ile uğraşırken 87 doğumlu bir Arjantinli son 4 maçı 4 gol ile tamamladı. Mauro Zarate devre arasında kiralık geldi ve muhtemel yüksek bonservisi engel olmaz ise EPL'de kalmaya devam edecek. Geçtiğimiz yaz U-20 Dünya Kupasında dikkat çekenlerden biriydi. Aguero'nun partneri olarak Arjantin'de 5 maça çıktı, 2 gol ile tamamladı. Şampiyon Arjantin de Aguero ve Maxi Morales'in gerisinde kaldı ama şampiyonluğu getiren gol onundu. 19 yaşında Velez'de Palacio ile Apertura gol krallığını paylaşan forveti Dünya Kupası sonrası bir Katar takımı keşfetti. 10m sterlin civarı parayı alışık olmadığımız şekilde geleceğe dönük kullandılar. Birmingham beki Frank Quedrue Zarate için ''Sağ ayak mı sol mu bilemiyorum, antremanlarda ikisini de kullanıyor. Eğer biz iyi ayağının hangisi olduğunu bilmiyorsak, rakip takım da bilmiyordur.'' demiş. Aguero, Messi, Tevez klasmanından genç ve kısa bitirici Zarate, yetenekli, frikik kullanabilen, iyi top süren bir oyuncu. Bu performansını devam ettirirse geçen sene Tevez'in West Ham'da yaptığını yapabilir, Birmingham EPL'de devam eder. Zarate nerede bilinmez...

United v Arsenal

United'ın rahat kazanmasını bekliyordum ama ilk 45 dakika rahat geçmedi. Ferguson 1-0 kazanmak istiyor gibiydi ki ilk yarıyı tamamen rakibe bıraktı. Hargreaves-Carrick-Scholes üclüsünün birarada oynamasına alışık değildim bir de Park'ı ekleyince kontrol tamamen Arsenal'de idi, çok çalıstılar iyi mücadele ettiler ama Adebayor'un cömertliği de tutunca devre 0-0 bitti. Lehmann'ın sol topuğunu saymazsak United ilk yarıda yoktu, Arsenal 2-0 yapabilirdi. Giggs-Tevez-Anderson'un oyuna girişi ile United oynamaya başlar, alır götürür ama inşallah Arsenal erken gol atmaz derken 2. yarı gol ile başladı. v Persie'nin ortasında Brown uyuyup Ferdinand müdahale edemeyince Adebayor rahatlıkla bitirdi.

Dk.lar 50'yi geçince yine aynı hikaye tekrarlandı, L'pool da olduğu gibi basit bir penaltı United için başlangıç oldu. Gallas eli topa götürmekte çekinmeyince Ronaldo tekrarlanan penaltıyı da gole çevirdi. Birinciyi hatırlamıyorum, 2. de Lehmann'ın hiçbir şansı yoktu. 1-1'den hemen sonra Anderson ve Tevez oyuna girdi, geriye kalan 35 dk.yı beklemeden maçı kazandılar diyebildim rahatlıkla.

Tevez girdiği gibi fena bir şut çıkardı, Wenger Walcott ile cevap verdi. Eboue niye kanat oynar demekten sıkıntı geldi, dün de hücumda etkisizdi. 1-2 Arsenal hızlı hücumundan sonra Evra ceza sahası girişinde indirildi, Ronaldo ve Hargreaves'den İngiliz olan United'ı öne geçirdi. Almanya'da Scholl ve Ballack gibi frikikçilerle yetişen Hargreaves, United'daki 2. golünü yine bir frikikten buldu. Sonrasında bir kez daha v der Sar sahneye çıktı ve 2 duran toptan olsa bile United rahat bir galibiyet aldı. Ronaldo ligdeki 28. golüne ulaştı ama yine bir büyük maçta başrolde olamadı. Bu sezon eşsiz bir gelişim gösterdi, e tabi bişeylerin de ilerleyen sezonlara kalması lazım. Arsenal, L'pool u yenemeyince şampiyonluğu zaten kaybetmişti, Old Trafford da değişen sadece Wenger'in kabullenmesi oldu.

Arsenal sezonu kapattı. Kalan 4 maçta 5 puan avantaj ile 3. sırayı korumaya çalışacaklar. Yine çalıştıkları iyi oynadıkları bir maçta avantajı koruyamadılar ama beklenen de buydu. Flamini, Rosicky, Sagna, Diaby gibilerinin yokluğunda akla gelen sadece transfer oluyor. Kadro genç ve dar. United Ronaldo, Giggs, Nani, Tevez'den seçerken Arsenal'de Eboue sağ bekte 20 maç oynamak zorunda kalıyor. Stadyum sorunu da ortadan kalktı, Arsenal Avrupa'nın para basan klüplerinden ve büyük hedefler için kadroya 2-3 takviye şart. Bunun haricinde kupa kaldırmak için gereken herşeye sahipler.

04 April 2008

Ara


Malum vize dönemi, sağolsun birileri sınav tarihlerini uç uca eklemiş! 8-9 gün gece/gündüz sadece Hukuk olmak zorunda hayatımda. O zor da bişeylere ara vermeli, çabaladı desinler... Haftaya görüşelim.

03 April 2008

İlk maç 2-1


Grant maç sonu rahat. Deplasmanda 2-1 mağlubiyetin avantajlı bir skor olduğunu ama iyi oynayan taraf oldukları için üzüntü yarattığını söylemiş. Maçı 1-0'dan daha farklı kazanmaları gerektiğini düşünüyor çiçeği burnunda teknik direktör. 2-1 güzel skor tabi. Chelsea'nin cok sevdiği 1-0'da tur atlanıyor, ten Cate FB'yi biraz daha öğrendi, asist krallığı liderini kitlemeyi becerebiliyorlar, 2. maç hep istedikleri gibi içeride, Cech'de dönüyor.

Chelsea maç öncesinde, CL'de namağlup, 6 maçtır gol yemeyen bir ekipti. 2. maç öncesi 07/08'de hiçbir turnuvada evinde mağlup olmamış bir takım. CL'de içeride 4 maçın 2'sini kazandılar, grupta Rosenborg ve Valencia'ya puan verdiler.

Şampiyonlar Ligi'nde 'çeyrek final' 94/95'ten beri oynanıyor. Çeyrek Finallerde ilk maçta ev sahibinin 2-1 galibiyeti ise 98/99'dan beri. 3'ü arka arkaya önceki 3 sezonda olmak üzere bu durum toplam 6 kez gerçekleşmiş. Geride bıraktığımız iki sezonda Roma'yı 7-1 ile geçen United ve Inter'i evinde 1-0 yenen Villarreal 2. maç galibiyeti ile tur atlamış. İlk maçı evinde 2-1 kazananlar tur atlar/atlamaz mücadelesinde atlamaz 4-2 önde.

06/07 - Roma v United 2-1 / 1-7
05/06 - Inter v V'real 2-1 / 0-1
04/05 - L'pool v Juventus 2-1 / 0-0
01/02 - Bayern v Real 2-1 / 0-2
00/01 - Arsenal v Valencia 2-1 / 0-1
98/99 - Juventus v Olympiakos 2-1 / 1-1

Fenerbahçe CL'de beni bu sezon aldığı skorlar ile 4 kez şaşırttı. 5'e çıkar mı? sanmıyorum ama çıkmaz! da diyemiyorum. Sanchez Pizjuan'da konsantrasyon eksikliği mi diyelim rakibi küçümseme mi doğru kelimeleri bulun, mevcuttu ev sahibinde. Erken yenen goller garip bir şekilde avantaja dönüştü FB için. Bugün de benzer bir durum vardı. Chelsea önceki tur 2. maçta Stamford Bridge'de golleri attıktan sonra Olympiakos şutları, frikikleri, kornerleri de vardı. Hemde başlangıcı tam bugünkü ile benzer dakikalarda... Çıkmaz! demeyişim de bundan.

Deivid v Goliath

Maçlardan sonra -geçen sezonu da dahil ederek- FB'ye düzgün bir takım düzgün şekli ile gelmedi diyip durdum. 11 maçlık yenilmezlik serisindeki Palermo, Inter, CSKA, Frankfurt, PSV ya eksiklerdi yada kazanma gibi bir problemleri yoktu. Sevilla'da durum değişti, bu sefer biraz daha zor dedim birçok insan gibi. Maç sonunda ise potansiyeline erişememiş, rakibi küçümseyen bir takım yorumunu yaptım.

Chelsea artık tamam dedirtti, tabi artık FB yenemez yada kesin yenilir gibi net konuşma hatalarına düşmedim ama İngiliz'ler deplasmanda ne kadar rahat olacak olsalarda, kolay kolay yenilmeyecekler diye düşündüm. İlk 55-60 dakika beklediğim gibi geçti, sonra yine nasıl olduğu belli olmayan ama bir süredir ''hep'' olan oldu.

Uğur, Alex, Semih, Gökhan, Deivid derken birisi hep biryerlerde beklenmedik şekilde parlamıştı, bu seferde Aurelio'nun asist'i ve Deivid'in tam bu savunma bir daha nasıl aşılacak ki! zamanlarında gelen inanılmaz golü benim için galibiyetin tek açıklaması oldu.

Chelsea, önceki tur Yunanistan deplasmanında beraberliğe sevinirken bu sefer mağlubiyete üzüldü. Yunanistanda kötü oynarken bugün iyilerdi. Top savunmalarında daha az kaldı, hücum bölümünde ise daha fazla zaman geçiren ve daha hakim taraflardı. Savunmanın yoğun olduğu bölge FB'de ceza sahası etrafı iken onlarda çok daha ilerideydi. Orta alana gelince ise Fenerbahçe'nin gücü ortaya çıkıyor. Chelsea gibi bir takıma karşı bile orta sahanın ortasını daha fazla kullanan taraf oldular. Chelsea Drogba ve Cole'u ileride bırakırken FB'de Deivid, Alex, Kezman oralardaydı.

Tabi bu üstünlük kendisini 2. yarı göstermeye başladı.İlk yarıdaki sol kanat tercihi değişti, rakip yavaşlarken FB orta alanda kalabalıklaştı ve baskıya başladı. Oyun olarak birbirine benzeyen iki takımın mücadelesinde bugün Zico kazanan; tempo da yine doğru zamanda doğru şekilde yükseltilmiş oldu.İki takımda karşılayan taraf olmayı tercih ediyor, ikiside yüksek tempoyu tercih etmiyor, tempo zaman zaman yükseltirken kontrollü oynamaktan vazgeçmiyor. Chelsea 2. maçta evinde oynuyor. Tempo, kontrol, karşılama gibi etkenler ofans yönüne artarak değişecektir.

İlk maç 2-1. Avantaj kimde?

01 April 2008

Cristiano'su Fazla


İspanya, Almanya ve İtalya ile kıyaslanırsa Newcastle dışında EPL bu hafta bir hayli durgun geçti. Almanya'da düzen devam ediyor, tepedeki kazanamadı mı takipçiler uyuyor. İtalya'da da durum benzer, tepedeki 7 takımdan sadece biri kazanmış. İspanya için Getafe, Valencia ve Barca'nın sonuçları yeter. Arsenal'in çevirdiği maç baya konuşuldu ama herhalde rakip Bolton olduğundan bana çok etkileyici gelmedi. Maçı da biraz izleyince son dakikalarda atar kazanırlar hissi hakimdi. Diaby'nin atıldığı an Wenger'in yüzü ekrandaydı. Saygımız sevdiğimiz hocadır, yüz ifadesi + Martin Taylor'a söylenenler birleşince aklıma ilk gelen maçtan sonra yakışanı yapması idi... İyi ki Steinsson daha avantajlı bir pozisyondaydı!



Uploaded by christophe2710

Aston Villa aşağı düşmeye devam ediyor. 4 maçtır kazanamıyorlar, 2 maçtır da kaybediyorlardı United üzerine düşeni yaptı, 1 arttırdı. Ronaldo, George Best II diyip bırakmıştım Şubat başında. Ben açamadan rekor kırıldı. Ronaldo şova devam etmekte, bir insan niye öyle bir vuruş dener!? United ile tüm turnuvalarda sadece 14 maçta gol kaydedemedi. Tabi bir maçta birden fazla attığı çok oldu, rakamlar toplandığında 38 maçta 35 gol ile oynamakta. Ligde olduğu gibi CL'de de gol krallığında lider. Bu hafta EPL'de sadece forvetlerden bahsetmek gerek diye düşünmekteyim. Zaten Ronaldo'suz hafta geçmiyor Defoe, Zarate ve Torres hak edenler, ilerleyen mesajlarda teslim edilecek. Liverpool tarihinin en iyi forvet performanslarından birini çizen Torres'e 5 gol fark atmış durumda gol krallığında Ronaldo. İlkini kaçırmıştık 2. rekor denemesinden bahsedelim. Malumunuz United EPL'nin en başarılı takımı, gol krallığında ise -1'i fasulyeden olmak üzere- iki oyuncuları taç giydi. Sonuncusu 5 sezon önceydi, tahmin edeceğiniz gibi R v Nistelrooy idi. Rekora gelirsek United tarihinde bir sezonda en fazla gol atan oyuncu 45 -46'da olabilir, bakıcaz- ile Dennis ''King'' Law, ikinci ise 44 ile Ruud. United CL'de finale de çıkarsa Ronaldo'nun önünde oynayabileceği 11 maç olacak, şu anki durum her maça 1 gol gibi. 35+11 = ?

Piyasada başka Ronaldo'da kalmamışken Cristiano'su fazla değil mi?

Kapasite - II

1. Arsenal , Emirates Stadium, 60,062 (60,432) 99.39%
2. Man United , Old Trafford, 75,638 (76,212) 99.25%
3. Tottenham , White Hart Lane, 35,931 (36,247) 99.13%
4. West Ham , Boleyn Ground, 34,616 (35,089) 98.65%
5. Chelsea, Stamford Bridge, 41,499 (42,449) 97.76%
6. Newcastle, St. James’s Park, 51,122 (52,387) 97.59%
7. Reading, Madejski Stadium, 23,469 (24,200) 96.98%
8. Portsmouth, Fratton Park, 19,999 (20,600) 96.67%
9. Derby, Pride Park, 32,270 (33,597) 96.05%
10. Liverpool, Anfield, 43,529 (45,362) 95.95%
11. Aston Villa, Villa Park, 39,848 (42,719) 93.28%
12. Fulham, Craven Cottage, 23,503 (25,600) 91.81%
13. Everton, Goodison Park, 36,766 (40,170) 91.53%
14. Manchester City, Eastlands, 42,069 (47,300) 88.94%
15. Birmingham City, St. Andrews, 26,176 (30,009) 87.23%
16. Sunderland, Stadium of Light, 42,546 (49,000) 86.83%
17. Middlesbrough, Riverside, 26,401 (35,049) 75.33%
18. Wigan, JJB Stadium, 18,740 (25,023) 74.89%
19. Blackburn Rovers, Ewood Park, 23,369 (31,367) 74.50%
20. Bolton, Reebok Stadium, 20,412 (27,879) 73.22%


İlk listede stadyum kapasiteleri vardı, bunda ise ortalama seyirci sayısı ve doluluk oranlarına göre klüplerin sırası. Parantez içindeki rakamlar kapasiteler. Konu EPL oldu mu bende söz kolay kolay bitmez. Birşeyler söyleyesim, yorumlayasım geliyor hatta %80'in altında kalanları eleştirmek geçiyor bir an aklımdan ama nebiliim Newcastle, Derby ve Fulham'ın karşısında yazan rakamlar... Murat Kosova'nın bilmemkaç sezon önce Arsenal v M'boro maçında haykırdığı cümleden başka söyleyecek birşey yok. İşte Premier Lig Bu!


Kapasite - I

Ender Rastlanan Hareketler

Maç özetlerini izlerken dikkatimi çekti bu David Jarolim'e kırmızı kart getiren, hayatta ender görülebilecek türden hareket.