
05 June 2008
Para Böyle Basılır

02 June 2008
-4
Inter'in Yürüyüşü

Allah Versin

FIFA'nın 6+5'ine Uyan?
Tottenham 07/08'de 9-10 oyuncuya bonservis ödedi, bunların 7'si İngiliz değil, Modric'de dahil değil. 23 yaş ve altındaki yabancılar Bale, Hutton, Taarabt(bonservisi alındı), Kaboul, Boateng'e 40 küsür milyon euro harcadılar. Arsenal.com'da Rezerv takımın sezon değerlendirmesi yer alıyor, takımın yarısına yakını -Danimarka, Portekiz, İtalya, Norveç, İspanya, Polonya- yabancı. Benitez İspanyolları, Arjantinlileri, Macarları genç takımda yetiştiriyor... Yabancı mevzusunda mutlaka bir değişim olacak gibi, Blatter'inkinin olmayacağını düşündüğümden bence iyi de olacak, altyapılara verilen önem mutlaka artacak.6+5

Geçen hafta bilgi vermiştim, cuma günü yapılan FIFA Kongresinde merakla beklenen karar açıklandı ve FIFA 6+5'in arkasında durdu. Avrupa Birliği yasalarına aykırılığa rağmen sürede bile geri adım atmadı ve 40 eksik 155 evet, 5 hayır oyu ile 2013'te tamamen geçilmesi kararı alındı. Kolay değil, Jean Bosman sonrası futboldaki en büyük değişim sayılır bu karar. Avrupa Birliği doğal olarak geri vites yapmıyor, Premier Lig'de öyle tabi Platini'nin işi ise zor. Milli takımları kurtarma veya güç dengesi sağlama olarakta adlandırılabilecek bu karara Fransız'ın yorumu düşüncenin arkasındayız olabiliyor. Mevcut Avrupa Birliği yasalarını tanımama anlamına gelecek değişiklik, serbest dolaşım vs. hakkı çerçevesinde birçok dava anlamına gelebilir.
6+5 Ne Demek?
Takımların ilk 11'lerinden 6 oyuncunun o ülkenin milli takımında oynayabilecek durumda olmalı.
Takımlarda ve yedek klübelerindeki yabancı oyuncu sayısı ile ilgili bir sınırlama olmayacak. (Yani takım 6 yerli ile sahaya çıksın da klübe ve kadroda istediği kadar yabancı oyuncu bulundurabilsin, oyuncu değişikliği hakları ile de sahadaki yabancı oyuncu sayısını arttırabilsin)
Nasıl Olacak?
Avrupa'da kaos olmaz ise 10/11 sezonu ile hayatımıza girecek, 12/13'te tamamiyle uygulanacak;
2010-2011 : 4+7
2011-2012 : 5+6
2012-2013 : 6+5
Şu ana kadar okuduğum açıklamalarda İngiltere'deki birçok yönetici bu karardan memnun değil, İspanyol oyuncular şikayetçi değil -ki genelde de en azından şu zamanlar için oyuncu yaklaşımı bu şekilde olur herhalde- Cassilas, Real kotaya uymasa da arkasında, Iniesta ve Raul Albiol'da öyle. Avrupa'da Avrupa Birliği dışında, genel kanı bir harmanlama olması yönünde. Yani artık Platini'nin 25 kişinin 8'i klüp tarafından yetiştirilsin'i makul bulunuyor. Tabi bu kural zengin klüpler için de gayet güzel, 15-21 yaş arasında al, 3 sene eğit ve bu sınıfa dahil olsun. Blatter'in radikal önerisini makul bulmuyorum, futbolu yabancı sınırlamaları öncesinde de seviyorduk ama serbest hali ile daha zevkli, renkli. Milli takımlar'ı güçlendirme noktasını pek ciddiye almıyorum, bir yandan ülkeler sakatlanan oyuncular için para ödesin, hazırlık maçları azaltılsın gibi konular konuşulurken ve klüp takımı turnuvaları her şekilde milli takımlarınkinden üstün iken nasıl önemli bir değişim olarak savunulabilir ki?
Muhtemelen karar değişime uğrayacaktır, biz de daha çok Brezilya'lı, Arjantin'li, Afrika'lıyı vs. izleyebileceğiz.. Ne yani Barcelona'da Laudrup'un yedek, Hagi'nin transfer olmak zorunda olduğu United'ın Schmeichel'i daha geç kullanabildiği zamanlar daha mı güzeldi?
01 June 2008
Capello'nun Kaptanları

28 May 2008
Para, Para, Para | 2

Klüpler yada Milli Takım
Bizde makul bir neden açıklamadan ve enteresan bir uzlaşı içinde -birçok mevzuda olduğu gibi- Avrupa'da başarı diyerekten istenir yabancı sınırının kalkması, karşı cevap ise ya Milli takım başarısı olur. Birkaç mesaj önce bahsettiğim FIFA önerisi sınırlamadan yana, İngiltere ise görüntüye göre baya bir karşısında. Yabancı sınırına olduğu gibi İngitere konu futbol olunca esasında birçok şeye birçok şekilde yabancı. Dünya Kupasında 1966'dan sonra en ve tek büyük başarıları 90'daki yarı final. İtalya 90 ligin büyümesinin başlarına denk gelir. Ligin zirveye oturmaya başladığı olarak kabul edilen dönemlerde 2002 ve 2006 Dünya Kupalarında ise çeyrek finalin ötesini göremediler. Avrupa Şampiyonlarında son yarı finalleri ise evsahibi oldukları Euro 96'da. Milli takım düzeyinde başarıya yabancı oldukları gibi, stadyum doluluk oranları ve yayın hakları gelirleri, transfer bütçeleri gibi konularda da diğer liglere baya bir yabancılar. Yurtdışına oyuncu veren bir yapıları yok, 2000'den beri Milli takımı oluşturanlardan dışarıda oynayanlar sadece Beckham, Owen, Hargreaves ve McManaman ile sınırlı idi. Euro 2008'e de katılamayınca ligdeki yabancı ağrılığına daha fazla yöneldiler, altyapı gibi konularda çözüm peşindeler.BBC altyapı sistemlerinin değişiminin üstüne, tam da FIFA'nın 6+5 oylamasından önce ligin yabancı sorunu ile ilgili bir araştırma yapmış. Yukarıdaki tabloda görüleceği gibi 07/08'de ligdeki İngiliz oyuncu sayısı tarihin en düşük seviyesine inmiş. Premier Lig'de maçlara başlamış 498 oyuncudan 170'i yani %38'i İngiliz imiş. Son 2 sezona bakıldığında Şampiyonlar Ligi için olumlu sonuç vermiş gibi gözükebilir ama ligde yarattığı güç farkı ve Milli takımın durumu sözkonusu olduğunda İngilizler için önemli bir sorun.
Kadroların yabancılaşmasından önce klüplerin yabancılaşmasına da bakmak lazım. 07/08'in Premier Ligde geçirenlerden 7'sinin -Glazer sonrası- yeni ve yabancı sahipleri var. Yayın gelirleri sayesinde artıp yeniden düzenlenen gelirler de eklenince para harcamak farz oldu. 9 klüp sezonu oyuncu alımında 45m euro'nun üzerinde para harcayarak tamamladı. Yukarıdaki tablo ise Avrupa liglerinde son hafta 11'lerinin yerli/yabancı oranı. Klüplerin oyuncu yetiştirme sistemlerinde bile yabancıların bulunması, yani Wenger ve Benitez gibilerin altyapıyı bile dışarıdan oluşturması İngiliz ağırlıklı 11'ler konusunda sıkıntının devam edeceğini gösteriyor.
BBC araştırmasının son tabloso ise ilk 11'lerdeki İngiliz ortalaması. Bu tabloyu Blatter'in 6+5 yabancı kuralı ile ilişkilendirmişler. West Ham ve Aston Villa en sadık ve FIFA kotasına uyan takımlarken lig ortalaması 4 oyuncu. 4 büyüklerin ortalaması ise 2.6 . 4 Büyüğün 07/08 transferlerine bakıldığında United ve Chelsea'de 1 İngiliz tercih edilirken Arsenal ve Liverpool da rakam 0. Premier Lig en sevdiğim, en çok takip ettiğim ve keyif aldığım lig konumunda. 4 büyüğün ,hatta Chelsea ve United'da son 2 sezonda diğerlerinin önüne geçti, yarattığı uçurumdan şikayetçi değilim, e yabancı fazlalığı zaten ligi güzelleştiren etkenlerden biri. Lig yetkilileri de bu konuda şikayetçi değiller ama bu durum ne kadar sürer bilemiyorum. Bir süre sonra mutlaka problem yaratacak, lige bakışımızı değiştirecektir.
Para, Para, Para

"This league is in danger of becoming one of the most boring but great leagues in the world."
Geri Dur Blatter

27 May 2008
YouTomb
Yine birşeyler araştırırken biryerlere girdik, ordan başka bişeyler merak doğurdu, girince bambaşka birşey ortaya çıktı. Malum konu youtube olunca can sıkan tek özelliği zırt pırt kapatılması değil. MIT öğrencileri çoğunlukla yayın hakları gerekçesiyle içerik kaldırılması meselesinden Youtomb projesini doğurmuş. Gençler, YouTomb'u silinen içerikleri, kimin sildiği ve nedeni ile birlikte listeleyen bir site olarak kurmuşlar, videoların indirilmesi veya izlenmesini sağlamak gibi amaçları yokmuş. Yukarıdaki liste de sanırım sitenin verdiği hizmet sayesinde oluşturulmuş. Sansürletenlerin ilk 50'sinde Premier Lig'cilerin belalısı NetResult 7. sırada, bizim Digitürk Arsenal'in 4 sıra gerisinde, Tom Cruise'nin kafamıza soktuğu tarikatın 5 sıra önünde.
Ve Linderoth Döner


Yunanistan, Rusya ve İspanya ile ilk 2 mücadelesi verecek İsveç ilk hazırlık maçı Slovenya'dan 1-0 ile galip ayrıldı. Hazırlık aşamasında ülkelerinde kalmışlar, 2. maçları da 1 Haziran'da Ukrayna ile. Kazanırlar, kaybederler grup maçları öncesi ilgi alanım dışındalar, tabi Linderoth hariç. Uzun sakatlık dönemi sayesinde Mehmet Topal'ı kazanmamazı sağlayan Linderoth bu maç ile dönüş yaptı, kariyerinin 74. milli maçında 2. golünü atarak güzel döndü. Kazanmalarından çok Linderoth'un durumu önemli anladığım kadarıyla İsveç için. Gol pozisyonunda kendini biraz zorlayan Linderoth sadece ilk 45'te oynayabilmiş, turnuva öncesi 1 maçta daha oynayabilme şansı var ve ne kadar hazır olabilecek bilinmez.
Maç sonrası röportajlarda sakatlığının turnuvanın tamamında oynamasına engel olma ihtimali sorusuna ''Olabilir, yarın nasıl hissetiğimi göreceğiz'' yanıtını vermiş. Milli takımı 2004 öncesi bırakan Henrik Larsson Euro 2004 ve 2006 Dünya Kupasında oynamış ve tekrar bıraktığını açıklamıştı, 2008'de yine kadroda ve ikinci 45 dakikada sahada idi.
Sverige-Slovenien 1-0 (1-0)
1-0 (41') Tobias Linderoth.
Sverige: 1 Andreas Isaksson - 5 Fredrik Stoor, 3 Olof Mellberg (15 Andreas Granqvist 73'), 14 Daniel Majstorovic, 2 Mikael Nilsson (23 Mikael Dorsin 78') - 6 Tobias Linderoth (8 Anders Svensson 46') - 18 Sebastian Larsson (7 Niclas Alexandersson 78'), 19 Daniel Andersson [K], 21 Christian Wilhelmsson - 22 Kennedy Bakircioglü (11 Johan Elmander 46'), 20 Marcus Allbäck (17 Henrik Larsson 46')
Ersättare, ej inbytta: 12 Rami Shaaban, 13 Johan Wiland - 4 Petter Hansson, 9 Fredrik Ljungberg, 10 Zlatan Ibrahimovic, 16 Kim Källström, 24 Markus Rosenberg.
Jübilesinde Nasıl Başlar?
Sevmeyeni olmayan oyuncular 11'i yapmaya çalışsam onu tek yedek olarak alırım herhalde. Bayern'liler dışında sevmeyen, saymayan az bulunur Solskjaer'i. Saha dışında da yüzüne benzer güzellikte gözüken Norveçli, 23'ünde Molde'den mütevazi bir oyuncu olarak gelmiş, ilk maçında sonradan girip golünü atmış, 8-1'lik Nottingham galibiyetinde sonradan girerek 4 gol atmış, sonradan girerek Şampiyonlar Ligini kazandırmış, 126. yani son golünü de 06/07'de 80'lerde oyuna girip son dakikada atmış. Glazer karşıtı mücadeleleri ile ünlenen taraftar grubu MUST 'a destek verdi, UNICEF elçiliği de yaptı. Sakatlık sorunları ilk 11 oyuncusu olduğu zamanları kısıtladı ama maçların sonlarına doğru skor üretme etkinliği onu hafızalara süper yedek olarak yerleştirdi.Futbolu 07/08'in başında sakatlığı nedeniyle bırakmak zorunda kalmıştı, sonrasında antrenör olarak devam etti ve birkaç gün önce yeni sezona rezerv takım çalıştırıcısı olarak başlamasını sağlayan sözleşmeye imza attı. Futbolu bırakma kararı aldığında sakatlık Old Trafford'da ayakta alkışlanmaktan fazlasını yaptırmamıştı, yeni sezona yedek takım teknik direktörü olarak başlayacak süper yedeğin jubile tarihi 2 Ağustos rakip ise Espanyol olarak belirlenmiş.
YouTube Bize Kapatsa?
Dünün Vatan'ında ''Utanç Haritası'' başlıklı haberde Youtube'un yalama edilmesine Google ve Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütünün tepki gösterdiği yazılmış, yetkililerden Nicole Wang isimli hukukçu ifade özgürlüğü ile ilgili bir konferansta “Türk yetkililerle birkaç aydır iletişim halindeyiz. Ama şikayetçi oldukları videoların hangileri olduğunu öğrenmekte bile çok zorlanıyoruz” demiş. Haberde resmedilen haritada Brezilya, Ermenistan, Endonezya, Fas, Tayland ve Pakistan ile dönem dönem yasaklananlar sınıfındayız. İran, BAE, Çin, Mynamar, Arabistan ve Suriye ise sürekli yasaklamış ülkeler olarak gösterilmiş. Ülkelerin yasaklama gerekçelerine yer verilmiş, hemen hemen hepsi komik ve/veya acıklı. Güneyimizdeki ülkelerde sebep malum, ahlak. Doğu'ya doğru gidince genelde liderleri ile ilgili olumsuz olarak değerlendirilen videolar. Favorim, Sistemin Youtube'u yayınlayacak kapasitede olmadığı gerekçesiyle sorunu kökünden çözen Suriye. 
25 May 2008
Sivrisinek, Davul, Zurna

Jürgen Klopp
Çok sevmişimdir hep başladığı yerde bitirenleri. Birde bitirdikten hemen sonra klübede başlar ise, üzerinden de zaman geçmişse oturtup bişeyler içirdikten sonra zorla yemeğe götüresim esir alasım gelir. Jürgen Klopp bu sınıfın elit üyelerinden. 14-15 yıllık futbolculuk kariyerinin son 10'unu Mainz'de geçirdikten sonra teknik direktör olarak da 8 yıl çalıştıktan sonra, birkaç gün önce Dortmund'a imza attı. Bizde de Hakan Kutlu var gerçi aynı sınıfa dahil ama ne de olsa saçma sapan bir şekilde kovulacak oluyor akılmdan ilk geçen, belki de kovulmuş durumundadır... Mainz'i Bundesliga'ya çıkarttı, Fair Play sıralaması sayesinde UEFA oynamışlardı, Bundesliga'da kaldıkları 3 sezon içinde sevdiğim takımlardandı, düştükleri sezon Ocak-Şubat aylarındaki Zidan'lı galibiyet serileri hala aklımda. Klopp genç ve dikkat çeken ve geleceği olan bir teknik direktördü, düştükleri sezon bile olumlu birçok şey duyduğumu ve okuduğumu hatırlıyorum.Bu sezon 2 puan farkla Bundesliga'yı kaçırmış oldular ama Klopp yükselişini daha fazla erteleyememiş olmalı. Yukarıdaki resimden yani Dortmund'a imzadan birkaç gün sonra Mainz, Klopp'a veda etmek istemiş. Başkan'ın, futbolcuların ve 20.000 taraftarın doldurduğu Gutenbergplatz Klopp için bir festival alanına dönüştürülmüş. Terim'di, Hagi'ydi, Bülent'ti birçok şey geldi aklıma.. Hakan Kutlu'ları göz ardı etmeye devam ederim gibi...
12 Yıl Sonra
Yıl 1996, Beckham'ın Şampiyonlar Ligi'nde GS'ye gol attığından 2 yıl sonrası. Sezon 96/97, Beckham önceki sezonu iyi geçirmiş ve 20'lerinin başında ilk 11'in değişmezlerinden olmaya başladığı zamanlar. Daha Cantona bırakmamış, ''7'' yi giymeye başladığından bir sezon öncesi Premier Lig'de yer Old Trafford, rakip Wimbledon.
Yıl 2008, Beckham dünyanın en çok kazananı ünvanı ile Los Angeles'ta. MLS'te dün gece rakip Kansas City. Yolun yarısına yaklaşmış olsada yıldızının fena halde parlak gözükebileceği ender yerlerden birinde, varsın kaleci de kalede olmasın.





